Izmir'in arka bahcesi Cesme'ye bagli Alacati beldesinin kökleri,cok eski arkaik döneme kadar uzar. Ilk yerlesim 1850'lerde, Osmanli mimari haci Memis'in batakliktan kurtardigi alana yapildi. Ege adalarindan getirilen Rum isciler Alacati limaninin 1000m kuzeyinde yeni Alacati'yi insa ederek yerlesirler. Isleyebilecekleri tarlalari olmadigi icin,büyük toprak sahibi Türkler tarlalarini tesis edip isletmek ve bir süre sonra devretmek kosuluyla Rumlara verirler.Bu Rumlar alacati'da bagciligi gelistirirler. Günümüzden yüzyil önce Alacati'dan sarap dis ülkelere ihrac edilir.Alacati sarabi dünyanin kaliteli saraplari arasinda yerini alir. Bu yüzden Alacati kiliselerinin en önemli süsleme figürleri üzüm salkimlaridir. 1914 yilinda Balkanlardan özellikle Yugoslavya, Makedonya bölgelerinden ilk göcmenler gemi ile Cesme'ye gelir...15 mayis 1919 da Yunan'lilarin Izmir'i isgalinden sonra Anadolu'nun iclerine Usak,Kütahya, Afyon ve Konya'ya kacan göcmenler, büyük taarruzun baslamasiyla ve Yunan isgalinin sona ermesiyle Kasim 1922 de tekrar Alacati'ya geri donerler. bununla birlikte Selanik'ten, Karacaova'dan, Girit ve Istanköy gibi adalardan da göcmenler gelirler bu arada belirtelim, Refik babanin anne tarafi Selanik'ten, baba tarafi Girit adasindan gelmisler...kendisi dogma büyüme Alacati'li. En ilginci de babaannesinin adinin Kandi olusu ve Türkce bilmemesi,babasinin da cok az Türkce bildigi hep Morsi diye basliyan cümleler kurarmis. Atatürk'ün yaninda savasmis . Tabi bunlar yüzeysel anlatimlar gecmise merakli olanlar orada daha ayrintilisini ve dogrusunu ögrenebilirler............özellikle bes cayi sohbetlerinde.
-
Ana Sayfa
-
Hanim Eli
-
Tarihce
-
ODALAR
-
Bahce
-
Kontakt
-
Foto/Picture
-
Alacati/Cesme
-
Ulasim
-
Sorular
-
Harita/Karte